2100 liraya kadar iade

Çalışana vergi iadesi geliyor  Maliye Bakanlığı, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı doğrultusunda gelir vergisi dilimleri ve uygulanacak oranları yeniden belirledi. Meclis Genel Kurulu’nda görüşülen “Torba Tasarı” ile ücretlilerin daha geç yüzde 35′lik dilime geçmesi sağlanıyor. Yüzde 27′lik dilimin üst sınırı da 50 bin liradan 76 bin 200 liraya çıkarılıyor. Böylece üst gelir grubunda bulunan ücretlilere 2 bin 100 liraya kadar vergi iadesi yapılacak. Tasarıda vergi diliminin yükseltilmesinden doğacak alacakların ödemesine ilişkin bir düzenleme yapıldı. Buna göre, 2010 başından itibaren geçerli olması öngörülen bu düzenlemeden doğacak fark, yasanın Resmi Gazete’de yayımını izleyen vergi döneminde beyan edilerek ödenecek.

YERLİ-YABANCI AYIRIMI YOK

Yatırım fonları dâhil, sermaye şirketlerinde, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası kazançları için banka ve aracı kurumlarca yapılacak vergi indirimi yüzde sıfır olarak yeniden belirleniyor. Böylece, daha önce yerli yatırımcılar için aynı gelirlerde uygulanan yüzde 10 oranı, sıfırlanarak yerli ile yabancı arasındaki fark kaldırılıyor. Kazancın yetersiz olması nedeniyle indirilemeyen ve sonraki dönemlere devreden yatırım indirimi istisnasından yıl sınırlaması olmaksızın yararlanılmaya devam edilecek. İndirim yapılacak tutar ise ilgili kazancın tutarının yüzde 25′ini aşamayacak.

E-TEBLİGAT DÖNEMİ

Tasarı ile Maliye Bakanlığı’nın elektronik ortamda tebligat yapmasının yolu da açılıyor. Bakanlık, Tebligat Kanunu’na bağlı kalmadan, elektronik adres kullanma zorunluluğu getirme ve usullerini belirlemeye yetkili olacak.

Kaynak: Sabah.com.tr

Ekonomi, Genel kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Yeni zamlı emekli maaşları

Memur emeklilerinin yüzde 3,59′luk zam sonrası yeni maaşları da belli oldu. En düşük memur emekli aylığı, ek ödeme ile birlikte 898 liraya yükseldi.

Memurlar gibi memur emeklileri de yılın ilk 6 ayı için yüzde 1,06′lık enflasyon farkı ve yüzde 2,5′luk ikinci yarı zammını aldı. Böylece memur emekli maaşları, 1 Temmuz’dan geçerli olmak üzere yüzde 3,59 oranında arttı.

Bu çerçevede, vergi iadesinin yerini alan yüzde 4′lük ek ödeme ile birlikte Haziran’da 864,9 lira olan en düşük memur emekli aylığı, bu ay 898 liraya yükseldi. Bunun 863,7 lirasını normal aylık, 34,5 lirasını da ek ödeme oluşturdu.

Yüzde 4′lük ek ödeme ile milletvekillerinin emekli maaşı da 25 hizmet yılına göre 4 bin 787 liradan 4 bin 967 liraya çıktı. Bunun 194 lirasının milletvekillerine ek ödeme olarak ödeneceği belirtildi.

Genelkurmay Başkanının emekli maaşı ek ödemeyle birlikte 5 bin 680 liradan 5 bin 884 liraya, Anayasa Mahkemesi Başkanının ise 3 bin 976 lira olan emekli maaşı 4 bin 119 liraya yükseldi.

Yeni katsayılarla Danıştay, Yargıtay ve Sayıştay Başkanları, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve YÖK Başkanının maaşı da 4 bin 119 lira oldu. Genel Müdürlerin yeni maaşı 3 bin 278 lira, profesörlerin de 3 bin 92 lira olarak belirlendi.

Vali ve TBMM’deki bir Daire Başkanının maaşı 3 bin 305 liraya, diğer daire başkanlarının maaşı da bin 771 liraya çıktı.

-CUMHURBAŞKANI VE BAŞBAKANLAR-

Bu arada 7′inci Cumhurbaşkanı Kenan Evren, 9′uncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve 10′uncu Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, yıl sonuna kadar 11 bin 400′er lira emekli maaşı almaya devam edecek.

Cumharbaşkanı ve Başbakanların emekli maaşları, Cumhurbaşkanının bütçe ödeneğine göre belirleniyor ve yıl içinde değişmiyor.

Yıldırım Akbulut, Necmettin Erbakan, Tansu Çiller ve Mesut Yılmaz gibi eski Başbakanların emekli maaşları da 8 bin 550 lira düzeyinde bulunuyor.

8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın eşi Semra Özal da, eşinden dolayı 6 bin 840 lira emekli maaşı alıyor. Rahşan Ecevit’e yine Bülent Ecevit’ten dolayı 6 bin 412 lira emekli maaşı ödeniyor.

Kaynak : Sabah

Ekonomi, Genel kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Otomotiv krizden iyi döndü, ‘rekor satış’ umudu doğdu

Türk otomotiv sektörü, Avrupa’daki sıkıntılara karşın 2010’un ilk 6 ayını, “Kriz bitti” izlenimi veren sonuçlarla geride bıraktı. Sektör temsilcileri, çok yüksek sesle olmasa da “2010’da satış rekoru kırılabilir” umudunu ortaya koymaya başladı. Mercedes-Benz Türk Direktörler Kurulu Başkanı Wolf-Dieter Kurz, “2008 yılı üretim düzeyini yakalarız” dedi.

2010 yılına hızlı başlayan, faizlerin düşmesine paralel üretici ve distribütörlerin birbirinden cazip kampanyalarıyla artış yaşayan otomotiv sektöründe yüzler gülüyor. Yılın ilk 6 ayında binek ve hafif ticari araç satışlarının ÖTV indirimlerinin etkili olduğu 2009’a göre yüzde 1.8 artarak 278 bin adede ulaşması, ikinci 6 aya ilişkin planlarında değişmesini sağladı. Mevsimsel olarak düşük geçmesi beklenen temmuzda bile satışların iyi gitmesi son çeyrekte hem ‘rekor pazar’ beklentilerini hem de yeni istihdam fırsatlarını beraberinde getirdi.

Krizin sonuna ulaşıldı

2010 yılının ilk ve son 6 ayına ilişkin açıklama yapan Mercedes-Benz Türk Direktörler Kurulu Başkanı Wolf-Dieter Kurz, Türkiye otomotiv sektörünün 2010 yılının ilk yarısında geçen yıl yaşanan krizin sonuna ulaşıldığına dair belirgin sinyaller verdiğini belirterek, “Pazarda yaşanan olumlu gelişmenin 2010’un ikinci yarısında da sürmesini bekliyoruz. Yıl sonu itibariyle 2008 yılı üretim seviyesine ulaşılmasını bekliyoruz” dedi.

Üretimde yüzde 40 artış

Wolf-Dieter Kurz, yurtiçi otomotiv pazarında çok olumlu gelişmelerin kaydedildiğini, üretimin ise 2009’un ilk yarısına göre yüzde 40 arttığını belirterek, “İhracat pazarlarında ise talep yoğunluğu ürün grubuna göre farklılıklar gösterdi. 2009’a göre otobüse olan talep zayıfladı ancak kamyona olan talepte iyileşme süreci başladı” dedi. 2010’un ilk altı ayında Mercedes-Benz Türk’ün üretim ve satışlarında da olumlu gelişmeler gerçekleştiğini belirten Kurz, şöyle konuştu: “Kamyon satışlarını 2009’un ilk yarısına göre yüzde 62 oranında artıran şirketimiz, 6 ton ve üzeri kamyon pazarında yüzde 38’lik bir rekor paya ulaştı. Şehirlerarası otobüslerde ise payımız yüzde 61’e yükseldi. Otomobil satışlarında 2009’da başlayan olumlu seyir, 2010 yılında da sürdü ve Mercedes-Benz kendi kategorisinde yüzde 12’lik bir pazar payı elde etti. Hafif ticari araç satışlarımızdaki olumlu gelişmeler sonucunda da yüzde 6.5’lik pazar payına ulaştık.”

480 yeni istihdam

2010’da otobüs üretiminin 2009 yılı seviyesinde, kamyon üretimlerin de ise önemli bir artış kaydetmeyi hedeflediklerini söyleyen Kurz, bu çok olumlu gelişmeler sonucunda Aksaray fabrikalarında mayıs ayında 2’nci vardiyaya geçerek 180 kişi istidam ettiklerini belirtti. Kurz, “Gerek yıl sonunda başlatacağımız Actros üretimini, gerekse 2010’un ikinci yarısında beklediğimiz yüksek talebi dikkate alarak yakın dönemde Aksaray’da ek 300 kişi daha istihdam etmeyi planlamaktayız” diye konuştu.

Pazar yüzde 30 büyür

BORUSAN Otomotiv’in bünyesindeki Land Rover’in Genel Müdürü Ayhan Ölçer ise, 2010 yılına girmeden bu yılın zor geçeceği yönünde bir tahminleri olduğunu belirterek, “Ancak yılın ilk üç ayı beklentilerimizin aksine pozitif bir ivmelenme ile başladı ve ilk altı ay da bu şekilde tamamlandı” dedi. Avrupa devletlerinin resesyondan çıkmalarının para piyasalarının rahatlamasına yol açtığını söyleyen Ölçer, şöyle konuştu: “Ekonomideki olumlu gidişatın devam etmesi, Türk bankalarının sağlam alt yapısının ve düzgün denetlenmesinin yarattığı güvene, para piyasalarının dış yatırımcılara halen cazip gelmesi de ekleyince önümüzdeki altı ayın pozitif geçeceğini düşünüyoruz. Bu pozitif trendin sektörü en azından geçen seneye oranla yüzde 25-30 civarında büyüteceğini öngörüyoruz.”

Teşvik olmasa da rekor son çeyrekte gelebilir

ANADOLU Grubu’na bağlı bünyesinde Kia, Lada, Geely ve Coopers gibi markaları barındıran Çelik Motor Genel Müdürü Bora Koçak, otomotiv açısından 2010’un oldukça hareketli bir yıl olduğunu söyledi. Özellikle peraken satışlardaki hareketin filo satışlarından daha fazla olduğunu söyleyen Koçak, “Bunun en temel nedeni ise düşük seyreden faizler ve döviz kurları” dedi. Koçak, bir vergi indirimi veya teşvik olmamasına rağmen yüksek seyreden talebin yılın son çeyreğinde geçmiş yıllara göre rekor bir 3 aylık satış yapabileceğini işaret ettiğini belirtti. Koçak, “Ramazan ayınında da ağustos gibi pazarın durgun olduğu bir döneme denk gelmesi son çeyrekte yüksek bir artış potansiyeli oluşturuyor. Markalarında stoklarını ilk 6 ayda verilen siparişlerle yükseltip yıl sonuna hazır girecek olmaları da satışın bu dönemde artmasını destekleyecek” diye konuştu. Koçak, Ekim ayında düzenlenecek Auto Show Fuarı’nın da satışlara önemli katkı sağlayacağını belirtti.

Bankaların krizden güçlü çıkması satışlara yansıdı

PEUGEOT Türkiye Genel Müdürü Jean Pierre Vieux, 2010 yılında sanayicilerin ve tüketicilerin duydukları güvenin krizin bitme aşamasına geldiğini gösterdiğini söyledi. Vieux, “Türkiye otomotiv sektöründeki olumlu havanın kaynağının Türk bankalarının sundukları imkanlar, kredi teşvikleri ve Türk bankalarının krizden güçlü çıkmaları ile ilgili olduğunu da düşünüyorum. Türkiye’de global krizin etkilerine rağmen bankalar çok iyi durumda bulunuyor” dedi. 2010 yılında toplam pazarın 600 bin adetler seviyesinde gerçekleşeceğini öngördüğünü belirten Vieux, şöyle konuştu: “Bizim de hedefimiz yüzde 6’dan fazla pazar payı elde etmek. Son 2 yıldır Peugeot pazar payını her yıl 1 puan artırdı ve Türkiye pazarı sıralamasında 3 basamak yukarı çıktı. Türkiye, Peugeot’nun en önem verdiği ve takip ettiği ülkeler arasında en üst sıralarda, ilk 12 ülke arasında yer alıyor. ”

Kaynak: Hürriyet

Ekonomi, Genel, Piyasalar kategorisine gönderildi | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Çağlayan, ABD’de Kızılderilileri Türk malına çekecek

Türkiye, ABD ile ticari ilişkilerini, New York gibi bilinen eyaletlerin dışına taşımak için gündemine aldığı çalışmayı dün başlattı.

Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Zafer Çağlayan’ın başkanlığındaki 50 kişilik işadamı heyeti, ellerinde yeni iş anlaşmaları ile ABD’nin keşfedilmeyi bekleyen eyaletlerine yolculuğa çıktı.
Kızılderililere Türk malı
Türk işadamlarının “eyalet ve sektör bazlı” ABD çıkarmasının en önemli ayağını, Teksas’da Kızılderili bölgesine yapacakları ziyaret oluşturacak. Bir haftada 4 eyalete gidecek olan işadamı heyeti, Kızıldereli bölgesinde altyapı ve üstyapı inşaat çalışmalarına talip olacak. Türkiye’nin tek bir inşaat firmasıyla temsil edildiği ABD’de Türkler, Kızılderili bölgesinde “duble yol” yapımına da el atacak. Bu bölgedeki girişim, sadece inşaat sektörü ile sınırlı kalmayacak. Türk firmaları gıda, tekstil, konfeksiyon gibi Türk ihraç ürünlerinin tanıtımını yapıp, anlaşmalara imza atmaya çalışacak.
ABD’nin yol haritası
Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, 80’den fazla ülkede 170 milyar dolarlık iş hacmine sahip inşaat sektörünün ABD’de varlığı bulunmadığına dikkat çekerek, inşaat sektörünü ABD’ye açmayı planladıklarını belirtti. Çağlayan, “ABD’ye, ilk defa ticari anlamda çok değişik bir ziyaret gerçekleştiriyoruz. ABD’yi eyalet bazında tek tek tahlil ettik, ekonomik parametrelerini, makro ekonomik rakamlarını, büyüklüklerini, ithalatlarını, ihracatlarını inceledik. Elimizde ciddi bir ABD yol haritası çıkardık” dedi. Çağlayan, ABD’nin 1.6 trilyon dolarlık ithalat hacmi bulunduğunu, Türkiye’nin ülkeye ihracatının ise 3.5 milyar dolarda kaldığını ifade ederek, bu payı artırmaya çalıştıklarını söyledi.
Kendimizi tanıtacağız
Çağlayan, eyaletlerde iş adamlarıyla, CEO’larla bir araya geleceklerini, Türkiye’ye yatırım ve işbirliği olanaklarını görüşeceklerini belirten Çağlayan, şöyle konuştu: “Bizim özelliklerimizi, dış ticaretimizi, ihracat yelpazemizi, ürün desenimizi dünya bilmiyor, kendimizi tanıtacağız. Böyle ziyaretleri bir kaç defa daha gerçekleştirerek, 50 yıldan fazladır stratejik ortaklık yapmış olduğumuz ABD ile şimdi dış ticaretimizi artırmanın yolunu bulacağız.”
Ziyarete, bakan Zafer Çağlayan’ın yanısıra Türkiye İhracatcılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Başkanı Ömer Cihat Vardan, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclis Başkanı Erdal Bahçıvan gibi isimler de katıldı.

Heyet, Muhtar Kent’le de buluşacak

Zafer Çağlayan’ın 23 Temmuz’a kadar sürecek bu ziyareti, “farklı eyaletlere, ihtiyaçları olan farklı ürünleri pazarlamak” açısından başlatılan ilk temas olacak. Bir hafta boyunca, Teksas, Ilinois, Georgia, California eyaletlerinde, ABD’li büyük firmaların CEO’ları, ABD’de faaliyet gösteren Türk işadamları, dernekler ve yerel siyasi yöneticilerle görüşmeler yapılacak. Ziyaretin Atlanta ayağında Coca-Cola’nın Türk CEO’su Muhtar Kent, heyetle biraraya gelerek evsahipliği yapacak. Kent, işadamlarına tecrübelerini ve eyalet bazında yapılacak ticari girişimlerin önemini anlatacak.

Kent, engelliler için sahaya indi

THE Coca-Cola Company Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Muhtar Kent, zihinsel engellilerin topluma kazandırılması mesajı vermek içinÖzel Olimpiyatlar Birlik Kupası’nda Sırbistanlı Özel Olimpiyatlar atleti Dejan Radu ve Özel Olimpiyatlar Yönetim Kurulu Başkanı Timothy Shriver ile futbol oynadı.

Kaynak:Hürriyet

Ekonomi, Piyasalar kategorisine gönderildi | ile etiketlendi | Yorum bırakın

BP hisseleri yükselişe geçti

İngiliz petrol şirketi BP’nin Meksika Körfezi’ne sızıntıyı geçici olarak durdurduğunu açıklamasının ardından, hisseleri yüzde 5,5 oranında değer kazandı.

İngiliz petrol şirketi BP Meksika Körfezi’ne sızıntı yapan petrol kuyusunu kapattığını ve sızıntıyı geçici olarak durdurduğunu açıkladı.
BP’nin kuyuya yerleştirdiği yeni kapak

Bu açıklamanın ardından şirketin hisseleri yüzde 5′in üzerinde yükseliş kaydetti.

Meksika Körfezi’nde BP tarafından işletilen Deepwater Horizon petrol platformu, 20 Nisan’da bir patlama sonucu çökmüş ve deniz dibindeki kuyu petrol sızdırmaya başlamıştı.

O tarihten bu yana, yani yaklaşık üç aydır, ilk kez petrol sızıntısının durdurulduğu yönünde bir açıklama yapıldı.

BP hisseleri yüzde 5,5 artışla 424 pens üzerinden açıldı ve daha sonra 412 pens seviyelerine geriledi.

Ancak, şirketin yöneticilerinden Doug Suttles kutlama yapmak için henüz zamanın gelmediğini, 75 tonluk kapağın henüz basınç testinin ilk aşamalarında sızıntıyı durdurduğunu söyledi.

Suttles ayrıca incelemelere devam edilmesi gerektiğini de belirtti.

Petrol sızıntısını durdurma testlerinin 48 saat kadar sürmesi bekleniyor.

BP’den gelen haberi değerlendiren Amerikan Başkanı Barack Obama gelişmeyi “olumlu bir işaret” diye niteledi, ancak daha net konuşabilmek için yarını beklemek gerektiğini söyledi.
Yeni kapak, yeni kaygılar

BP’nin mühendisleri pazartesi günü deniz yatağındaki kuyuya bir kapak yerleştirmişti.

Nisan ayında meydana gelen kazadan beri okyanusa sürekli petrol püskürten kuyuyu yeni kapakla tıkamayı planlayan BP, bu işlemin başarılı olup olmayacağını basınç testleriyle ölçmek zorunda.

Basınç testini geçmeyen bir kapağın yerleştirilmesi durumunda petrol kuyusunda yeni çatlakların oluşmasından ve şu ankiden de fazla miktarda petrolün suya karışmaya başlayabileceğinden korkuluyor.
85 gün

Amerikalı yetkililer, 85 gündür denize oluk oluk boşalan petrolün halen durdurulamaması karşısında öfke dolu.

Başkan Obama, ABD’nin güney eyaletlerinde deniz kıyısını tehlikeye atan sızıntıyı ülke tarihinin en büyük çevre felaketi olarak niteliyor.

BP’nin operasyonu iki yan unsuru da içeriyor.

Bunlardan biri, daha fazla petrolü sızmadan kontrol altına alacak bir tankerin faaliyetlerini sürdürmesi, diğeri de daimi bir çözüm sağlaması umulan ve petrol kaynağından gelen basıncı hafifletecek iki kuyunun daha açılması.

Soruna bütünüyle çözüm sağlanması için zorunlu görülen ek kuyuların açılması ancak Ağustos ortalarında mümkün olacak.

BP sızıntıyı önleyebilmek için şimdiye dek 3,5 milyar dolar harcadı. Şirket ayrıca bu faaliyetler için 20 milyar dolarlık ek bir fon oluşturdu.

Kaynak : Hürriyet

Piyasalar kategorisine gönderildi | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

‘Cep’te 9 milyon abone ‘şose’den otobana geçti

BTK Başkanı Tayfun Acarer, 3G teknolojisiyle iletişimde ‘şose yoldan otobana geçildiğini’ belirtirken, “Krize rağmen ilk yıl 9 milyon aboneye ulaşıldı” dedi. Acarer, bu dönemde ses trafiğinin yüzde 24, data trafiğinin yüzde 50’nin üzerinde arttığını belirtti.

BİLGİ Teknolojileri İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Tayfun Acarer, yaklaşık bir yıl önce uygulamaya başlanan 3G teknolojisinde gelinen aşamayı ‘iletişimde şose yoldan otobana geçildi’ diye tanımladı. Acarer, “Çok önemli başarı elde edildi. Krize rağmen 9 milyon aboneye ulaşıldı” dedi.
9 milyon ciddi başarı
Telekomünikasyon sektöründeki gelişmeleri değerlendiren Acarer, şu bilgileri verdi: “2010 yılı birinci çeyrek verilerine göre üçüncü nesil abone sayısı 9 milyon seviyesinde. Bu önemli bir başarıdır. Dünyada 3G abone sayısı geçtiğimiz yıl 250 milyon seviyesindeyken, 2010 yılında 500 milyona yükseldi. Türkiye’de ilk yıl için 9 milyon abone ciddi başarıdır. Görüntülü konuşma genel olarak yapılmıyor ama data konusunda ciddi trafik arttı.”
Konuşma yüzde 24 arttı
2009 yılının tüm dünyada kriz yılı olduğunu hatırlatan Acarer, buna karşın yaşanan artışları şöyle aktardı: “Türkiye’de ise finans ve telekomünikasyon sektöründe büyüme gerçekleşti. 2009 yılında, 2008 yılına göre ses trafiği yüzde 24 artış gösterirken, data trafiği yüzde 50’nin üzerinde arttı. 3G işte kullanıcıların ihtiyacı olan ve sürekli artan data ihtiyacını karşılayacak teknolojidir ve Türkiye’de operatörler tarafından başarılı ile uygulanmaktadır.”
Fırsatı 4G’de yakalamalıyız
Teknik altyapı yapma konusunda Türkiye 2G ve 3G’yi kaçırdığını ifade eden Acarer, şunları söyledi: “4G’de bunun yaşanmaması için çalışıyoruz. 2G’de yazılımda da donanımda da sıfırdık. 2G’de çok ciddi ürün ithal ettik. Türkiye’de 150 milyon telefon var. 100 milyondan fazlası 2G, 30 milyonu 2G-3G bunun yüzde birini bile Türkiye’de üretemedik. Yaklaşık 22,5 milyar dolar telefon için harcadık. 4G ile ilgili süreç devam ediyor. Daha erken ama hazırlıklarımız yapıyoruz.”

Kabına sığmadı Balkanlar’a açıldı

TAYFUN Acarer, BTK olarak geçen süreçlerde İran ve Azerbaycan ile iş birliği yaptıklarını bu sayede çok sayıda Türk firmasının bu ülkelerde önemli iş alanları sağladığını söyledi. Acarer, Türkiye’nin bilişim sektöründe “kabına sığmadığını” belirterek, şunları söyledi: “Bu da çok normal çünkü genç dinamik iyi eğitim almış bir nüfusumuz var. Önemli bir potansiyelimiz var. Balkan ülkeleri, Kuzey Afrika ülkeleri, Körfez Ülkeri’nde önemli fırsatlar var. Bosna Hersek, Kosava, Suriye, Ürdün, Senegal gibi ülkelerle görüşüp oradaki ihtiyaç tespitlerine göre firmaların gitmelerini hedefliyoruz. Sayın Bakan bunu çok yakından takip ediyor ve destekliyor.”

YouTube konusuna önyargılı bakılıyor

YOUTUBE’a erişimin engellenmesi konusunda yapılan “sansür” yorumlarına yanıt veren Tayfun Acarer, şöyle konuştu: “Halkımız bilgisizlik ve önyargıyla bizi değerlendiriyor. Bizim bu şirketten istediğimiz hususlar ortada. Örneğin İtalya’da bir aile engelli bir çocuğunun görüntüsünü kaldırılmasını istemiş. Video bu talep üzerine kaldırılıyor ancak üç saat içinde kaldırıldığı için aile dava açıyor. Orada haklar bu kadar ileri boyutta.”

Çağrı merkezlerinde 35 bin kişi çalışıyor

TAYFUN Acarer, bilişim sektörünün yeni istihdam alanları yarattığını söyleyerek, “Şu anda çağrı merkezlerinde 35 bin kişi çalışıyor. Bunun yüzde 60’ı bilişim sektörü” dedi. Acarer, “Bugün Diyarbakır’ın en büyük işvereni bir operatördür. Erzincan, Erzurum, Malatya gibi doğu illerinde çağrı merkezi çalışanları evlerine ekmek götürüyorlar. Erzincan’da yine başka bir operatör tarafından yıl sonuna kadar 1.200 kişiye çıkacak bir istihdam olanağı yaratıldı” dedi.

Kadına özel telefon iyi sattı

GENERALE Mobile, DST Diamond modeli kadınların ilgisini çekti. General Mobile Genel Müdürü Muzaffer Gölcü, “Hedef kitlemiz 15-35 yaş arası tarz yaratmayı seven kadınlardı. Bunu Eda Taşpınar ile yaptığımız kampanyayla birleştirince başarılı olduk. Tanıtımın hemen ardından satışlar ilgi gördü. İlk paket hızla tükendi. 10 günde 10 bin satış yaptık” diye konuştu. Eda Taşpınar’ın reklamlarında yer aldığı model, çift sim kart özelliğine sahip beyaz renkte. Menüsünde pempe renklerin ağırlıklı olarak kullanıldığı telefonda, bazı menüler kadınları simgeleyen topuklu ayakkabı ile gösteriliyor.

Kaynak: Hürriyet

Ekonomi kategorisine gönderildi | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Pompadan 3 milyar vergi akıyor, yol-su-elektriğin yüzde 2’sine denk geliyor

Petrol Ofisi CEO’su Melih Türker, akaryakıt fiyatlarının yüzde 60’ını vergilerin oluşturduğunu belirterek, “Zaman zaman ‘Vergiler size yol-su-elektrik olarak geri döner’ sloganıyla vatandaştan vergilerini düzenli ödemesi istenir. Sadece Petrol Ofisi, Türkiye’deki yol-su-elektriğin yüzde 2’sini karşılıyor, yani vergilerin yüzde 2’si bizim üzerimizden toplanıyor” dedi.

Petrol Ofisi A.Ş. (POAŞ) CEO’su Melih Türker, akaryakıt dağıtım şirketlerinin, devletin ‘vergi tahsilatçısı’ gibi çalıştığını belirterek, “Sadece Petrol Ofisi’nin geçen sene akaryakıt üzerinden ödediği vergiler 3 milyar lirayı buldu. Devletin vergi gelirlerinin yüzde 2’sini biz tahsil ettik, ödedik” dedi. Petrol Ofisi’nin ürün gamında motorin, benzin, otogaz, jet yakıtı, fuel oil, kalorifer yakıtı, LNG gibi akaryakıt ürünleri olduğunu hatırlatan Melih Türker, “Akaryakıt fiyatının yüzde 60’ı vergi. Motorinde bayi ve dağıtıcı brüt kâr marjı toplam yüzde 14, benzinde toplam yüzde 11. Bu marjı bayiler ve biz paylaşıyoruz. Devlet adına vergi topluyoruz” diye konuştu.
100 şirket daha olsa
Zaman zaman devletin ‘Ödediğiniz vergiler size yol-su-elektrik olarak geri döner’ sloganıyla vatandaşları vergi ödemeye teşvik etmeye çalıştığını hatırlatan Melih Türker, şunları dile getirdi: “İşte biz, Petrol Ofisi olarak, Türkiye’deki yol-su-elektriğin yüzde 2’sini yapıyoruz. Yani, toplanan dolaylı ve direkt vergilerin yüzde 2’sini Petrol Ofisi, devlet adına tahsil ediyor. Geçen sene 3 milyar lira vergi ödedik. Devletin topladığı dolaylı vergilerin de yüzde 4’ünü Petrol Ofisi ödedi. Böyle 100 tane daha şirket olsa vergi geliri ikiye katlanır.”
Benzin pazarı daralıyor
Akaryakıt piyasasındaki en önemli 3 ürünle ilgili son pazar gelişmelerini de paylaşan Melih Türker, şunları dile getirdi: “Bu senenin ilk 5 ayında benzin grubu, sektörde yüzde 7.2-7.3 daralmışken biz Petrol Ofisi olarak sadece yüzde 3 daralmışız. Pazarda trendi belirleyen diğer ürün olan düşük kükürtlü motorin pazarı yüzde 22 büyürken, biz yüzde 34 büyümüşüz. Yani 1.5 katı. Motorinde ciddi pazar payı kazandık. Türkiye ciddi motorin tüketicisi. Fakat kırsal motorin dediğimiz, yüksek kükürtlü motorin tüketimi çok fazla. Yüksek kükürtlü motorinin motorin pazarında payı yüzde 65-70. Gelecek yıl, EPDK kararı ile pazardan kalkacak. Tüpraş zaten hazır.”
Otogaz 10 yıldır büyüyor
Otogaz pazarının da yaklaşık 10 yıldır sürekli büyüdüğünü hatırlatan Melih Türker, “Geçen yıl ilk kez otogaz, benzin tüketiminin üzerine çıktı. Bu, bence çok enteresan. Benzin ilk 5 ayda yüzde 7 küçülürken, otogaz pazarı geçen yıl yüzde 6-7 büyüdü. Bu yıl ilk 3 ayda da sanırım yüzde 4 civarında büyüdü” dedi. Türker, son 3 yıldır ‘inovasyon’a ciddi yatırım yaptıklarını belirtti, 100 litrede 4 litre tasarruf sağlayan Petrol Ofisi V-Max’in (motorin), pazardan hızlı büyümelerinde etkili olduğunu ekledi.

Kadir İnanır PO’nun ‘fahri müfettişi’ oldu

USTA oyuncu Kadir İnanır’ın oynadığı Petrol Ofisi reklamlarının çok başarılı olduğunu, satış anlamında da çok iyi geri dönüşler aldıklarını bildiren Petrol Ofisi CEO’su Melih Türker, şunları anlattı: “Zaman zaman oturup sohbet ediyoruz, çok birikimli bir sanatçı. Çok seyahat ediyor, konferanslara gidiyor. Fahri müfettişimiz gibi oldu. Karadeniz’den beni defalarca arayıp, Petrol Ofisi bayilerinde konuştuğu vatandaşların isteklerini iletti. ‘Burada bu olmuş’ diyor. Bize böyle de çok katkısı oldu.”

Çatal-bıçak ve bardak isteği halktan geldi

PROMOSYONLARIN ve ‘müşteri sadakati’ programlarının, yoğun rekabetin yaşandığı akaryakıt dağıtım sektöründe büyük önem taşıdığını söyleyen Melih Türker, “Biz, ‘çatal-bıçak’ promosyonunda müşteriye ürün yetiştiremedik. Müşteri sadakati programımızın önemli ayağı Positive Card da başarılı. ‘Puan karşılığı uçak bileti vermeyin, promosyon yapmayın’ eleştirileri var ama, bunlar gece yatınca aklımıza gelmiyor. Müşterinin istediğini yapıyoruz” diye konuştu.

Hesapta yokken 2 bin bayiyle 250 milyon dolara imza atacak

PETROL Ofisi’nin yaklaşık 3 bin bayisi olduğunu bildiren Melih Türker, “Son 5 yılda, yaklaşık 1.3 milyar lira yatırım yaptık. Bu rakam her standartta müthiş. Bunlar sadece depo, teçhizat, yeni istasyon, işyeri geliştirmeye yönelik yatırımlar. Pazarlama yatırımları dahil değil. Bu seneyle birlikte, 6 yıllık yatırım 2 milyar liraya yaklaşacak” dedi. Melih Türker, yatırımlarının bu yıl neden arttığını şöyle açıkladı: “Bayilerle belirli süreli anlaşma yapıyoruz. 10 yıllık anlaşmayla, çok ciddi üst kullanım, yani ivaz bedeli ödüyorum. Rekabet Kurulu, ‘2005’ten önce yaptığınız anlaşmalar kaç yıllık olursa olsun 2010 Eylül’de bitecek’ deyince, bayilerle anlaşmazlığa düştük. 10-15 senelik anlaşıp, 6 senede sözleşme yenilemek zorunda kalınca mahkemelik olduk. 10-15 yıl için 3 milyon lira vermişim. ‘5-6 yıl geçti, 1 milyonu düşelim 2 milyon lira borcun var’ diyorum. Aynı zamanda Eylül için yeni anlaşma yapmaya çalışıyorum. Hiç hesapta yokken 2 bin bayiyle kontrat yenileyeceğiz. Sektörde 12-13 bin istasyon var, 7-8 bin kontrat açığa çıktı. Biz bu yüzden 250 milyon dolar ek yatırım yapacağız. İtirazım yok, fakat; süre verip sektörü rahatlatabilirlerdi.”

Türkiye’nin gazının yüzde 25’ini çıkarıyor

PETROL Ofisi’nin, Karadeniz’de, Akçakoca açıklarındaki doğalgaz sahasının yüzde 26.75’i için TPAO ile 55 milyon dolara ortak olduğunu hatırlatan Melih Türker, “Bölgede önemli rezerv var. Denizdeki kuleler insansız olarak çalışabiliyor. Ciddi yatırım yapılıyor. Diğer fırsatlara da bakıyoruz. Petrol de arayabiliriz” dedi. Akçakoca’da, TPAO’dan sonra ikinci büyük hissedar olduklarını bildiren Türker, bu sahada Türkiye’nin toplam doğalgaz üretiminin 2009’da yüzde 20’sini, Ocak-Mayıs 2010 üretimine göre yüzde 23.7’sini, Mayıs 2010’da ise yüzde 25.6’sını yaptıklarını kaydetti.

Kaynak: Hürriyet

Ekonomi kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın